Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Bodrum Türküleri
Hayıtlı
08 Temmuz 2013 Pazartesi

 


HAYITLI


Hayıtlı 'dan çıktım da imanım, vardım Oluklu 'ya.
Oluklu'da üç cana kıydım döndüm ardıma.
Mektuplar da yazdım imanım taktım koluna,
Leşini de serdim künnük dalına.
Aldım tüfeğimi de imanım çıktım insan avına,
Jandarmalar kol kol olmuş Hayıtlı yolunda.
Hayıtlı Dağları 'm imanım kara duman bürüdü.
Dumanın içine a canım Mustafa yürüdü.
Mustafa 'nın sevdiği kızın adı Horu 'ydü,
Yaşı on beşe varmadan ömrü çürüdü.
Gençler mezarımı da imanım yan yana kazsınlar,
Mezarımın taşma Genç Mustafa yazsınlar.
Evlerine vardım imanım kapıları kapalı,
Mustafa 'ya sebep oldun Hayıtlı 'nın topalı.

 

 

 


TÜRKÜNÜN HİKAYESİ 

Ellili yılların başında, Dihiller sülalesinden Topal Salih ile ailesi, bir kan davası yüzünden Karadeniz'den kaçıp, Mumcular yöresine yerleşirler. Bir miktar mal mülk edindikten sonra, Fesleğen Yaylası 'na bağlı Hayıtlı Köyü 'nden genç Mustafa 'yi yanlarına yardımcı tutarlar. Mustafa, ailenin yanında çalışmaya başlar ama başlaması ile birlikte ailenin genç kızı Hörü' ye de abayı yakar. Topal Salih olayın farkına kısa sürede varır, çeker Mustafa 'yi bir kenara. Biraz kem küm, sonunda baklayı ağzından çıkartır Mustafa Topal Salih olayı anlayışla(!) karşılar, "Hele kız biraz daha serpilsin, dört yıl sonra senindir Hörü." der. Eh bu durumda Mustafa artık aileden sayılır. Çalışmasının karşılığında bir bedel ödenmez. Dört yıl boğaz tokluğuna it gibi çalışır. Dile kolay dört yıl bu. Ne zaman kolay geçer, ne Mustafa'nın sevdası eksilir. Ama sonuçta tamamlanır şart koşulan süre. Mustafa varır Salih 'in yanına ister Hörü 'yü. istemesine ister ama, işi biten Topal Salih durmaz sözünde, "Vermiyom kızı sana." der. Bir, iki, üç, beş, bakar ki Mustafa olmuyor, donandığı gibi basar Topal Salih 'in Oluklu 'daki kulübesini. Bir kez daha ister kızı. İhtiyar yine direnir, Mustafa sokar bıçağı Topal'm gırtlağına. Topal'ın karısı hamle yapınca kaçmak için, onu da bıçaklayıp kenara koyar. Sıra Hörü Kız'a gelince önce birlikte kaçmak için ikna etmeye çalışırsa da bakar ki o da karşı çıkıyor, iyiden çıldırır Mustafa. Sekiz parçaya doğrar sevdiğini. Sekiz parçaya doğrar da her bir parçasını, kasap dükkanında çengele asar gibi oracıktaki künnük ağacının dallarına asar. Sonra da vurur kendini Hayıtlı Dağları'na. Muğla 'dan jandarma gelir Mustafa 'nın peşine. On beş gün sürer takip. On beşinci gün Mustafa 'nın ölüsü köye indirilir.

Bu trajik öyküyü Mumcular'da Çelik Dayı'dan -Mustafa Bacaksız- dinledik. Çelik Dayı şimdilerinde yetmiş yaşında, arıcılıkla uğraşıyor. Ama arıcılıktan önde gelen özelliği, onun bir halk ozanı olması. Elli şu kadar yıldan beri cümbüş çalıp türkü yapıyor. Anlattığı bu öykünün türküsü, yani "Hayıtlı" türküsü de onun. Kendi tanık olduğu olayı, "Hayıtlı'dan çıktım da imanım, vardım Oluklu'ya" diye başladığı bu türküsüyle aktarmış 1959 yılında.

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler