Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Bodrum Türküleri
Karaova Düğünü
08 Temmuz 2013 Pazartesi

 



KARAOVA DÜĞÜNÜ - Karaova Ağzıyla


Garaovaya geldim güle oynaya
Aziz arkadaşımı eve koymağa
Acımadın mı Murat beni furmağa
Al kanların içinde gabre koymağa

Furma Murat yakışmaz senin şanına
İnsan eniştesinin kıyar mı canına
(İnsan iniştesinin gıyar mı canına?)
(Adam iniştesinin gıyar mı canına?)

Garaova düğünü gece guruldu
Varır varmaz güveyin adı soruldu
Pehlivanlar meydana çıktı soyundu
O zaman Hacı Gümüşoğlu furuldu

Furma Murat yakışmaz senin şanına
İnsan iniştesinin gıyar mı canına?
(Gıyma Murat yakışmaz senin şanına)

Anneme söyleyin beni yıkatsın
Al atımın gemini garım bağlatsın (Gır atımın gemini garım bağlasın)
Bir oğlum var yerim yadigar galsın (Bir oğlum var gömleğim yadigar galsın)
Beni hatırladıkça baksın ağlasın

Otumafiller geldi kapıya da dayandı
Sol yanıma giren hançer galbe dayandı
Gece gitdim ovaya
Ahbaplarım uyandı

Furma Murat yakışmaz senin şanına
İnsan iniştesinin gıyar mı canına?

 


KARAOVA DÜĞÜNÜ - Bilinen Hali

Karaova’ya vardım güle oynaya,
Aziz arkadaşımı güvey koymaya.
Acımadın mı Murat beni vurmaya,
Al kanlar içinde kabre koymaya.

Vurma Murat yakışmaz senin şanına,
İnsan eniştesinin kıyar mı canına.
Karaova Düğünü gece kuruldu,
Varır varmaz güveyin adı soruldu.

Pehlivanlar meydana çıktı soyundu,
O zaman Hacı Gümüş oğlu vuruldu.
Vurma Murat yakışmaz senin şanına,
İnsan eniştesinin kıyar mı canına.

 

 

TÜRKÜNÜN HİKAYESİ

1925 yılında, Muğla’nın Kafaca Köyünden Hüseyin Hacıgümüş, birinin kendisine sövmesine hazmedemeyince onu kayını Murat’a şikayet ederek öldürmesini istemişti. Murat, eniştesinin isteğine uyarak köy kahvesinde kağıt oynamakta olan bu kişiye yaklaşıp, onun yaptığından daha fazla küfürler ederek, ağzını da açtırmış;
-“Na böyle küfredilir” diyerek tabancasını boşaltmıştı. Murat bu hadiseden aldığı ağır cezayla Muğla Ağır Cezaevi’nde yatmaktayken bir gün;
-“Arkadaşlar, Ramazan geldi. Tutacağınız oruç için masraflar benden” diyerek eniştesi Hüseyin Hacıgümüş’ü çağırtmış;
-“Bir hafta sonra Ramazana bir gün kala bana biraz ramazan yiyeceği ve içeceğiyle beş yüz lira para getireceksin” demiş. Hüseyin Hacıgümüş de buna olurunu bildirip, hazırlığını yaparak gelirken, çok sıkılan bir arkadaşını görüp, bir haftalık süreyle ona beş yüz liranın yarısını vermiş ve durumu Murat’a anlatmış, Murat eline aldığı parayı yırtıp yırtıp atmıştı.
“Bir daha benim yanıma gelme, eniştem meniştem yok benim” diyerek onu kovmuştu. Bu kovuşun asıl nedeni, babasının eniştesine daha çok mal vermesiydi. Açıkça olmasa bile, onu elinde olmayarak kıskanıyordu. Hüseyin Hacıgümüş kayınının bu hareketine çok üzülmüş, bir daha ona gelmemiştir. Aradan zaman geçmiş, Murat afla hapisten çıkmış, eniştesi Hüseyin Hacıgümüş'le de barışmışlardı. Onlar birgün, Bodrum’un Karaova Nahiyesinin, Çömlekçi köyünden Hacı Musatafa’nın oğlu Veysel Ayhan’ın düğününe aldıkları davete uyarak Kafaca’dan yola çıkmışlardı. Onlar, Milas’a gelince oradaki dostları Süvari Hakkı’ya uğramışlardı. Hakkı onlara; “tabancalarınızı götürmeyin aban bırakın” deyince, onlar da tabancalarını orada bırakmışlar ve düğüne gelmişlerdi. (2) 9 Mart 1944’de (5) Çarşambayı Perşembeye bağlayan akşam Osman Ayhan’ın evinde içki içiyorlardı. Osman Ağa, Hüseyin Hacıgümüş buraya gelsin diye çağırmak üzere, Hüseyin Ata’yı gönderir. O (Hüseyin Hacıgümüş) , “gelen kim?” Der. Osman Efendi, “o bizden” der. Geliş nedenini öğrenince de “Osman buraya kendisi gelsin” Der. Hüseyin Ata, elindeki telli fenerle döner, feneri Osman Ağa’ya verir. Sonra, düğün alanına gelen Hüseyin Hacıgümüş, oradaki çalgıcıyı kolundan tutup, birlikte gelin diye Osman Efendinin evine gönderir. Hüseyin, eniştesini göremeyince de kızmıştır.
Eniştesinin gelmekte olduğunu öğrenen Çolak’ın Murat, pehlivanları güreşe çıkartmıştı. Sazköylü pehlivan Körpez Mehmet, ortada çalımlı pehlivan hareketleri yaparken, düğün alanına yeni gelen Hüseyin Hacıgümüş, “Durun arkadaşlar, biz de bir yere oturalım da, güreş o zaman başlasın” der. Hüseyin Ata ortaya kanepe koyarken, yukarıdan inen Murat, sağ eliyle Hüseyin Hacıgümüş’ün yakasını tutarak, sol eliyle de ceketinin yeninden çıkardığı bıçakla eniştesi Hacıgümüş’ü vurmuştur. Karnından ve kasığından yaralanan kanlar içindeki Hacıgümüş, Murat’a; “Ulan alçak, beni buraya vurmak için mi getirdin, ben senin enişten değil miyim?” demişti. Osman ağa ve orada bulunanlar, Hacıgümüş’ü kaldırıp Çakıroğlan’ın (Mehmet Özçakır) evine götürmüşlerdi. Hacıgümüş orada öğürmeye ve kan kusmaya başlamıştı. Onu Muğla’ya götürecek araç için Karaova Nahiye merkezine giden bir kişinin iki saat kadar sonra geç getirdiği bir araçla, Muğla’ya gönderilen Hacıgümüş, sonra ölmüştür. O zaman düğün evinde kalan Murat;
-“Arkadaşımın düğününe gelmiştim, düğün bozuldu. Sabahleyin tekrar güreşe başlayalım” demiş. Güreş yapılırken Murat, daha önce orada olan Akif Çavuş tarafından tutuklanıp götürülmüş, bu suçundan da yine aftan yararlanarak kurtulmuştur. (1)
Hüseyin Hacıgümüş’ün oğlu, düğünü sırasında, hasta yatmakta olan Murat’ın kapısı önünde kinaye olarak çalgıları çaldırtırken, Murat;
-“Ah, ben niden yapmışım bu işi” diye ağlamıştır. (3)


Hüseyin Hacıgümüş’ün hem de eniştesi tarafından öldürülmesi olayına çok üzülen Karaova Yeniköy’den Mustafa Bacaksız tarafından da bu türkünün bestesi yapılmıştır.

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

4- Hüseyin Ata 1314 Pederoğlu Çömlekçi Köyü Bodrum 13/79
5- Veysel Ayhan 1336 Çömlekçi Köyü Bodrum 14/2-54

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler