Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Lelegler ve Theangela
Lelegler
05 Temmuz 2013 Cuma

 

Antik kaynaklarda Lelegler diye bahsedilenler, Bodrum yarımadasının en eski yerleşik halkıdır.Bu yarımada üzerindeki en eski kültür de onlara aittir. Lelegler 19.yüzyılın sonlarından itibaren bazı araştırmacıların dikkatini çekmişlerse de en kapsamlı araştırma 1960'lı yıllarda Dr. Wolfgang Radt tarafından yapılmıştır. Herşeye rağmen Leleglerin yaşadığı bölgelerde kapsamlı kazılar yapılmadığından, Batı Anadolu'nun bu en eski halkının tarihi, kültürü, yaşam tarzı ve alışkanlıkları hakkındaki bilgilerimiz maalesef hala bir sır perdesinin ardında kalmaktan kurtulamıyor. Oysa biz 21.yüzyıl Bodrum'luları için onlar çok önemlidir, çünkü yukarıda söylediğimiz gibi onlar bu topraklar halkıdır ve de bizim geçmişimizdir.

Antik kaynaklar yarımada üzerinde kurulmuş olan Leleg şehirlerinin; Myndos(eski), Pedesa, Termera, Telmissos, Madnasa, Syangela, Theangela, Side ve Uranium olduğunu yazarlar. Bu şehirlerin dikkat edilecek ortak yanları, yükseklerde dağların tepelerinde kurulmuş olmaları ve mimari tarzlarıdır ki, mimarlık litaratürüne "Leleg tarzı" diye geçmiştir. Şehirlerin yükseklerde kurulmuş ve kalın surlarla çevrilmiş olmaları bize Yunanistan'daki Miken yerleşim yerlerini hatırlatır.

Kimdir bu Lelegler? Bu konuda kesin hiçbir bilgi yoktur. Bizlere bıraktıkları; şehirleri, işte o kadar. Pek az küçük buluntu, pek az yazıt (geç devirlere ait) o da Kar lisanında. Başka birşey yok, sadece efsaneler, söylentiler. Onlara ilk kez Homeros'un İliada(*) destanında rastlıyoruz;

İliada 9,152 de

Pedesos, bağları bol bir şehir, deniz kıyısında ve Pylos'a yakın

İliada 1,426

Eumedes'in oğlu karşılık verdi dedi ki Dinle bak, anlatayım sana dosdoğrusunu kıyılara yakın Karialılar, kıvrık ağızlı Paionlar var bir de Lelegler, Kaukonlar.

Tanrısal Pelasglar İliada 21,86 Lykialı Laakon Achileus'a yalvarışı arasında;

Altes kralıdır savaşsever Leleglerin

Satnioeis kıyısına yakın Pedasos'u tutardı elinde

İliada 6,35

Elastos güzel akan Satnioeis ırmağı kıyılarında

Sarp Pedasos'da otururdu

Ancak Satnioeis nehri Troas bölgesindeki Tuzlu çay olduğuna göre M.Ö 1200'lü yıllarda, Lelegler Ege bölgesinin kuzeyinde yaşıyorlardı ve Troya savaşlarından sonra güneye göç ederek muhtemelen 1100'lerde Halikarnassos yarımadasına gelerek buralarda yerleşmişlerdir. Yine muhtemelen bu tarihlerde Yunanistan'dan göç eden Dor'lar da bu bölgeye gelmişler ve sahillerde yerleşmişlerdir ki bu yüzden de Lelegler dağlarda yerleşmeyi tercih etmiş olabilirler. Tarihte, Heredotos olsun, Strabon olsun veyahut yakın çağlarda Mansel, Cook, Bean ve Bradt gibi araştırmacı ve arkeologlar, Lelegleri hep Karialılar'la bir tutmuş, karıştırmış veya onları akraba olarak göstermişlerdir. Veyahut kesin bilgilere ulaşamadıklarından böyle olmasını istemişlerdir.(Kaldı ki bugün hala bu konu bir sis perdesi arkasında durmaktadır) Ancak her iki halkın da bizlere bıraktıklarına bakacak olursak, ki en önemlileri mimari yapıların kalıntılarıdır, birbirleriyle uyuştuklarını pek söyleyemeyiz.

Yunanlılar Ege'de kendilerinden önce bir takım kavimlerin var olduğunu biliyorlardı. Fakat Pelasg, Leleg veya Kar olarak isimlendirdikleri bu halklar hakkında pek fazla bilgileri de yoktu. Onlara göre Lelegler Yunanlılardan önce bu yerlerde yaşamış olan kavimlerdendi. Bu yüzden bir zamanlar Yunanistan'a Pelasgiye denmesinin nedeni budur. Yine bir söylenceye göre de Lelegler ile Pelasglar Yunanistan'ın mitolojik halkıdır. Ama onlar Yunanistan'da, Ege adalarında, Batı Anadolu'da hasılı her yerde vardırlar. Hatta bir aralar Milet şehrinin isminin Lelegies olduğundan bahsedilir. Büyük İskender'in Asya seferine katılmış olan Yunanlı tarihçi-yazar Kallisthenes (c.a. M.Ö.370-327) Mylasa (Milas) kentinin güneyinde Leleg şehirleri olduğundan bahsederek, bunlardan altısının Halikarnassos ile birlik olduğunu yazar. Ayrıca Leleglerin etnik ve sosyal yapıları bakımından Kar'lardan farklı olduklarından söz eder.Bizce Halikarnassos ile birlikte altı kent isminin verilmesinin nedeni Mausolos'un Halikarnassos'u Karia başkenti yapması ile ilgili olsa gerek. Halikarnassos kentinin nüfusunun bir başkent için az olduğunu gören Mausolos eski Myndos ve Syangela kentleri hariç diğer altı kentin halklarını göçe zorlayarak Halikarnassos'da iskana mecbur tutulmasıyla alakalıdır. Diğer taraftan Roma çağı tarihçileri Theangela'lı Philippos, Pulutarch hatta Eustathios Lelegleri, Kar'ların devlet kölesi olarak gösterir ve onların savaşçıları olarak bahsederler.(Aynı Spartalılar'ın Helotları gibi) Diğer taraftan Kallisthenes Leleglerin Anadolu kökenli olduklarını ve buradan Yunanistan'a göçtüklerini yazıyor. Araştırmacı ve dil bilimci Sevorkins, Leleg kelimesinin Anadolu'nun en eski dili olan Luvice LULAKİ kelimesinden geldiğini söyler.

Antik çağlarda Ege havzasında birbirinden farklı pek çok kavimin Leleg adını taşıdığını tarihçiler bize nakletmektedirler. Anadolu'da kuzeyden güneye doğru hareket ettikleri de yine antik yazarlarca anlatılmıştır. Arkeolojik buluntular da bunu destekler mahiyettedir.

Leleglerin, özellikle en güzel örneklerini Pedesa'da gördüğümüz mezar tümülüslerini Lydia'dan aldıkları ve Theangela'da bulunmuş volütlü sütun başlıkları da Aolis'ten getirdikleri, bu kavmin buralara gelmeden önce kuzey bölgelerinde yaşamış olduklarının işareti olarak kabul edilebilir.

Antik yazarlar her zaman Lelegler ile Karlar'ı karıştırmışlardır. Ya aynı kavim olduklarını söylemişler ya da akraba olduklarını. Bu iki toplum elbette birbirleriyle bağlantılıdır ancak, herhalde bu bir kan bağı değil, aynı coğrafyada yaşadıklarından olsa gerektir. Bu coğrafya tüm Bodrum yarımadasıdır. Ancak tüm Leleg yerleşmesi sadece bu yarımada üzerindeki şehirlerle sınırlı değildir, yarımadanın hinterlandında da Leleg yerleşim yerleri ve yapıları tespit edilmiştir. Milet'ten Ören'e (Keramos) kadar olan alan içerisinde pek çok yerde Leleglerin izlerine rastlanmaktadır.(Kalketon ve Hydai kentleri gibi), hatta Sedir adasında dahi. Ancak antik yazarlar işi o kadar abartırlar ki, Aphrodisias kentini kuranların dahi Lelegler olduğunu ileri sürerler. Hatta bu yüzden kentin ilk isminin Lelegonopolis olduğunu söylerler. Oysa ki bugüne kadar Aphrodisias'da yapılan kazı ve araştırmalarda Lelegler'e ait en ufak bir ize dahi rastlanmamıştır.

Leleglerin yarımada üzerinde kurdukları kentlerden kısaca bahsetmek gerekirse, görülür ki tüm bu kentlerin ortak özelliklerinin denizden uzak, yüksek tepeler üzerinde kurulmuş olmaları ve etraflarının "Leleg tarzı" denilen bir şekilde örülü surlarla çevrili olmasıdır.

Pedasa, bugünkü Konacık beldesinin sınırları içerisinde kalan Gökçeler mevkiinde oldukça geniş bir alana kurulmuştur. Kent yarımadayı güneyden kuzeye keserek Torba'nın arkasındaki tepelere kadar yayılır. Pek çok yapının yanı sıra surlar, Athena tapınağı ve mezarlar dikkati çeker.

Telmessos veya Telmissos diye bilinen ve muhtemelen bugünkü Gürece tepelerindeki kalıntılardır. Bu kentte bir Apollon kehanet merkezi bulunmaktaydı.

Termera, tarihçi Strabon'un tarifine göre Kos adasının karşısında Skandarion burnunun yukarısında yer alır. Muhtemelen bugün Aspat diye bilinen yörede Çıfıt Kalesi olarak adlandırılan yerdedir. Kent M.Ö. 6. yüzyılda para bastırmıştır.

Madnasa, yarımada üzerindeki önemli Leleg kentlerinden biridir.Tarihçi Plinius, Byzantionlu Stephanusve tarihçi Hekataios kentin Attika-DelosBirliğine iki talent vergi ödediğini yazarlar. Kent bugünkü Türkbükü ile aşağı Gölköy arasındaki tepelerin üzerindedir. Bugün kaya mezarları, surlardan bazı kısımlar ve yapı kalıntıları görülebilmektedir.

Side kentinden tarihte bir tek Plinius bahseder. Araştırmacı G.Bean, Stephanaos'da "Karia Kenti Sibda" diye bahsedilen yer ile aynı olduğunu yazar.Bu kentin adına Atina vergi listelerinde rastlanmaz. Kent, Gölköy ile Müsgebi arasındaki yol üzerinde bulunan Dağbelen yakınlarındaki Karadağ üzerinde yer alır. Bir iç kale ve bir dış kale tespit edilmiştir. İç kalede uzun bir yapı mevcuttur.

Uranium. Tarihçi Diadoros Syme (Simi) adasını işgal eden Karyalıların, daha sonra kuraklık nedeniyle burayı terk edip Uranium adında bir yere göç ettiklerini yazar. Kent, Attika-Delos deniz birliğine üyedir. Kentin yeri kesin değildir ama G.Bean muhtemelen Burgaz'daki kalıntıları işaret eder. Güzel bir tümülüs yapısı vardır.

Syangela, Halikarnassos'un doğusunda yer alır. Myndos ve Syangela halkları Maussollos tarafından Halikarnassos'a göçe zorlanmıştır. Syangela, Yalı beldesi sınırları içerisinde, Kızılağaç ile Çiftlik arasındaki Alazeytin mevkiinde yer alır. Kent, diğer tüm Leleg şehirlerinde olduğu gibi iç içe iki kaleden oluşur.

Theangela, Syangelanın doğusunda, Çiftlik'in kuzey-doğusundaki, Pınarlıbelen köyünün güneyindeki Kale Dağı üzerinde kurulmuştur. Bu kent, Syangela'ya göre daha büyük, daha güzel ve daha sağlam surlarla çevrili olarak inşa edilmiştir.Bu kentin halkı arıcılık ile uğraşır ve bal üretirmiş, bu bal antik dünyada pek ünlüymüş.

Myndos, bugün Gümüşlük olarak bilinen yerde yarımadanın ucunda yer alır. Kentin bugün görünen kalıntıları geç devirlere aittir ve Leleg kenti değildir. Ancak eski kentin yeri daha güneydoğudaki Bozdağ mevkiindedir. Myndos'da Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof Dr. Mustafa Şahin başkanlığında kazılar kazılar yapılmaktadır ve tarihi aydınlatacak pek çok eser gün ışığına çıkartılmaktadır.(**)

İşte yukarıda kısaca ve genel olarak bahsettiğimiz gizemli halk Lelegler aslında ülkemizin kültür mozaiğinin geçmişten gelen önemli ve renkli taşlarından biridir. Bugüne dek derinlemesine hiçbir araştırmanın (1960'larda W.Radt'ın çalışması hariç) yapılmadığı ve bölgemizin geçmişini saklayan bu kültürü, bu halkı, bu kentleri artık gün ışığına çıkartmanın zamanı geldi de geçiyor galiba.

(*)Homeros, İliada. Türkçesi; A.Erhat-A.Kadir,Sander Yayınları, İstanbul 1967

(**) Leleg kentleri ile ilgili bu bilgiler; Bean, Georg E. KLEINASIEN III, jenseits des Maeander Karien mit dem Vilayet Muğla, H.E Günther Verlag, Stuttgart, 1974. isimli eserinden alınmıştır.

 

 

Yukarıdaki LELEGLER başlıklı yazı; Bodrum Ticaret Odası Yayını olan, "BOD®UM MAVİ"  derginin 3. sayısından,A.Rasim Özgürel'in Kayıp Halk Lelegler isimli yazısından alınmıştır.

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler