Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Lelegler ve Theangela
THEANGELA – Dağların Doruklarında Bir Kartal Yuvası
05 Temmuz 2013 Cuma

 

Halikarnassos Yarımadası üzerinde bilinen sekiz tane Leleg şehri vardı ve bunlardan sadece bir tanesi Halikarnassos’un doğusunda idi: Syangela. M.Ö.4. yüzyılda Satrap Maussollos Karia’nın başkentini Mylasa’dan Halikarnassos’a taşıdığı zaman bu şehirlerden altısının halkını da mecburi göçe tabi tutmuştu. Sadece iki şehir Myndos (Gümüşlük) ve Syangela (Alazeytin) bundan ayrı tutulmuştu. Elbette bu, bu iki şehrin dokunulmazlığı olduğunu göstermez. Bu şehirlerden Syangela, muhtemelen Persler tarafından tahrip edilmişti ve Maussollos tarafından daha sonra yeniden ve daha büyük olarak bulunduğu yerden 5 km daha güney batıda Theangela adıyla kuruldu.

Maussollos Karia Satrapı olduğunda Karia’yı hayranı olduğu Helen kültürünün etkisiyle Helenleştirmeye başladığında işe önce Halikarnassos’un imarı ve halkından başladı.Yukarıda da bahsettiğimiz gibi diğer şehirlerin halklarını buraya getirmişti. Bu Helenleştirme hareketi çerçevesinde bugün Alazeytin’de yer alan Syangela şehrinin de yeri değiştirilmiş ve Theangela ismiyle Etrim köyü yakınlarında yeniden kurulmuştur(M.Ö.4.yy birinci yarısı).Yeni şehrin ismi de eski isminin Helenleştirilmiş şeklidir. İlk şehrin ana tanrıçayı işaret eden ve kutsal anlamına gelen SUWA, değiştirilmiş,yerine yunanca tanrıça anlamında THEA kelimesi konmuştur.

Theangela Mumcular-Bodrum yolu üzerindeki Pınarlıbelen köyünün Etrim Mahallesi yakınında (Bodrum’dan 15 km güney batıda) Kale Dağı’nın zirvelerinde yer almaktadır.

M.Ö.4. yüzyılda (Maussollos zamanında) Syangela, Pigres adında biri tarafından yönetilmekteydi (Atina Tribut listelerinde bu kralın adı geçmektedir). Kayıtlarda da bu isme bir nesil veya biraz daha önceleri de rastlarız. Pigres isimli biri M.Ö 480 yılında Pers kralı Xerxes’in donanmasında kaptan olarak görev yapmış ve Salamis deniz savaşına katılmıştır. Bu kişi de Syangela’daki aynı isimli sülalenin bir ferdi olabilir.

Ayrıca M.Ö. 500 yıllarında Syangela’da basılmış olan bazı gümüş sikkelerin üzerinde de bu isme rastlanır. İlk kurulan şehir olan Syangela, Çiftlik Belediyesi sınırları içindeki Alazeytin yakınlarında Kaplan Dağı üzerinde yer alır. Şehir, aralarında harç kullanılmamış kuru duvarlardan oluşan surlarla çevrilidir ve pek çok yerde kulelerle takviye edilmiştir. Surların içinde özellikle yuvarlak binalar dikkati çeker. Çevrede arkaik ve klasik çağlara ait keramikler ve ufak idoller bulunmuştur.

Theangela’nın üzerinde yer aldığı plato uzun ve dardır ve üç adet tepe ihtiva eder. Şehir doğudan batıya 1300 m uzunluktadır. Genişliği ise en geniş yerinde 250 metreye yaklaşır. Şehri çevreleyen ve 2-3 metre kalınlığındaki duvarlar hemen hemen şehrin her tarafında takip edilebilmektedir. Şehri çevreleyen surlar farklı yapım teknikleri gösterirler. Bazı yerlerde Leleg tarzı duvarlara rastlanır.

Öyle görülüyor ki, Maussollos tarafından kurulan yeni şehir, Theangela yeterli ilgiyi görmemiş ve buraya yerleşenlerin sayısı oldukça düşük olmuştur. Bu yüzden şehrin ortasında kuzey güney istikametinde yapılan bir duvar ile şehir ikiye bölünmüştür. Yapı kalıntıları büyük bir çoğunlukla şehrin batı tarafında yer alan kısımdadır. Bu da şehrin tahmin edildiği gibi nüfusunun az olduğunu göstermektedir. Şehrin batı bölümünde yer alan binaları isimlendirmek hayli güçtür.

Şehrin ana giriş kapısı batı uçtaki tepenin yakınlarında ve şehrin güney duvarı üzerindedir. Buradan başlayan bir ana cadde doğuya doğru gider. Şehrin üzerinde yer aldığı her üç tepe de surlarla çevrilmiştir. Ancak sadece batıda yer alan kalenin köşelerinde kuleler vardır.

Son yıllarda kaçak kazıların çokça yapıldığı Theangela’da pek çok yeni bina ortaya çıkartılmıştır. Bunlardan blok taşlardan yapılmış olan bir tanesinin cephesinde iki adet pilaster vardır (templum in antis tarzı) ve taş işçiliği mükemmeldir.

Doğudaki tepenin batı yamaçlarında dikkati çekici bir mezar yapısı yer almaktadır. Bu mezar yapısının içinde bazı kemikler ve geç 5. yüzyıl keramikleri bulunmuştur. Mezarın üstü bindirme tekniği ile yapılmış ve sivri bir yalancı kubbe ile örtülüdür. Bu mezar büyük bir ihtimalle M.Ö.427 yılında ölmüş olan şehrin yöneticisi Pigres’e aittir.

Aslında bu tarihlerde burada bir şehir yoktu ancak buna mukabil burada M.Ö.6. yüzyıla tarihlenen bir arkaik Kore torsosu(heykelin gövde kısmı) bulunmuştur (şimdi Londra British Museum’da sergilenmekte). Büyük bir ihtimalle daha önceki devirlerde burada bir Athena kutsal alanı bulunmaktaydı.

M.Ö.377-353 tarihleri arasında yaşamış olan Maussollos tarafından Theangela şehri kurulmadan önce muhtemelen burada Troezen’den gelenlerin, Dorların, kurmuş olduğu bir koloni vardı.

Bugüne dek Theangela’da sistematik kazılar yapılmamıştır. En kapsamlı araştırma 60’lı yıllarda Prof.Wolfgang Radt tarafından yapılmış olandır. Şehrin kalıntıları görsel açıdan pek fazla etkileyici değildir, birkaç sarnıç, evler ve mezar kalıntılarının dışında 50 metre uzunluğunda stadiona benzer fakat oturma kademeleri olmayan bir yapı dikkati çeker. Bu yapı eğer stadion olarak kabul edilirse(ki normal uzunluğun dörtte biri uzunluktadır) herhalde yalnız atletizm çalışmaları için kullanılmış olmalıdır. Şehirde tiyatro binasına da rastlanılmamıştır(bu husus tüm Leleg şehirleri için de geçerlidir).

Ortadaki tepenin eteklerinde yer alan bina belki bir devlet binasıdır. Şehrin içersinde halen sağlam vaziyette pek çok sarnıç vardır. Bu sarnıçlar bugün bile hala kullanılabilir vaziyettedir ve içleri su doludur. Tepede yer alan sarnıçtan bugün yaz aylarında buraya yerleşen ormancılar (yangın gözetleme kulesindeki) su ihtiyaçlarını gidermektedirler.

Şehir surları üzerinde ikisi kuzey duvarı, ikisi güney duvarında olmak üzere dört adet kapı vardır. Ancak şehrin konumu ve çevreye hâkimiyeti ve manzarası etkileyicidir.

Bir yazıttan öğrendiğimize göre M.Ö. 4. yüzyıl sonlarına doğru buralarda hüküm süren Eupolemos Theangela’yı kuşatır fakat şehri surlarını aşıp da zaptedemez. Ancak buna rağmen şehri alır. Şehir halkı bir şartla teslim olur; şehir halkına ve onun müttefiklerine bir zarar verilmeyecektir.

Önceleri Theangela’nın M.Ö.2. yüz yılda bağımsızlığını kaybettiği ve Halikarnassos’la birleştiği kabul edilmekteydi. Ancak Roma İmparatorluk erken çağında hala bağımsızlığını koruduğuna dair bazı izler vardır. Enteresan olan Theangela’nın hiç para basmamış olduğudur.

Theangela geçmişte şimdiki Çiftlik’ten Mumcular ve Karaova’ya kadar olan geniş topraklara hükmetmekteydi ve antik çağlarda arıcılık ve balıyla ünlü idi.

Bugün ulaşımı ve korunması hayli zor olan bu gizemli kent maalesef eski eser soyguncuları tarafından sıkça ziyaret edilmektedir. Define arayıcıları araştırmacılardan önce keşfettikleri bu antik kenti talan ederlerken aynı zamanda tahrip de etmektedirler. Açıkça görülen bu tahribat ne yazık ki önlenememektedir. Kale Dağı’nın tepesinde yer alan bir yandan Gökova körfezini, diğer yandan Güvercinlik koyunu gören muhteşem bir manzaraya sahip bu Leleg şehrini daha fazla tahrip olmadan görmenizi tavsiye ederim.

 

 

Yukarıdaki THEANGELA - Dağların Doruklarında Bir Kartal Yuvası başlıklı yazı; Bodrum Ticaret Odası Yayını olan,"BOD®UM MAVİ"  derginin 22. sayısından, A.Rasim Özgürel'in aynı başlıklı yazısından alınmıştır.

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler