Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri
Osmanlı Tersanesi - Asırlar Boyu Tradisyonun Günümüzdeki İzleri
02 Temmuz 2013 Salı

 

Bodrum günümüzde ahşap yat imalatı ile bir dünya markasıdır. Ama bu markalığın uzun bir geçmişi vardır. Yüzyıllardan bu yana tekne imal edilmektedir bodrum’da.

Bugün Milta Marina’nın hemen yanında yer alan Osmanlı surlarının olduğu yerde bir Osmanlı tersanesi vardır. Kim bilir belki eski çağlarda da burada Halikarnassos şehrinin tersanesi vardı.

Bodrumlu tarihçi Herodotos’un da anlattığı gibi bölgenin ilk halkı Karlar denizci bir kavimdi ve Girit Kralı Minos’un yanında gemileriyle yer almışlardı. Ancak sonraları Kral Karları kovar, onlar da ülkelerine yani Karia’ya geri dönerler. Daha sonra M.Ö.480 yılında Persler ile Yunanlılar arasında yapılan Salamis deniz savaşına Halikarnasos Kraliçesi I.Artemisia’nın 6 gemi ile katıldığını ve başarı gösterdiğini biliyoruz. Hatta Artemisia’nın yaptığı kahramanlıkları (!) Pers Kralı Xerxes, “bugün kadınlarımız erkekler, erkeklerimiz de kadınlar gibi dövüştüler” diye ifade eder. Bu ifadeler Karların denizcilikte ne kadar maharetli olduklarını göstermektedir.

Daha sonra yine II.Artemisia’nın M.Ö 352 yılında şehre saldıran Rodos donanmasını, gizli limana sakladığı donanmasıyla nasıl yendiğini biliyoruz. Bütün bunlar göstermektedir ki Karialılar denizcilikte ileri gitmiş bir kavimdi. Bu da mutlaka kullandıkları gemileri kendilerinin yaptıklarını göstermektedir.

Öyle anlaşılmaktadır ki, Osmanlıların tersane kurdukları bu yerde muhtemelen antik çağlarda da bir tersane vardı. Çünkü burada tersane kurma geleneği Cumhuriyet devrinde de devam etmiş ve 1949 yılında burada faaliyete geçen Ethemoğlu Tersanesi, faaliyetlerini marinanın inşaatının sonuna, 1982 yılına kadar devam ettirmiştir.

Bodrum 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı topraklarına katılır. Bodrum’da Osmanlı tersanesinin varlığı ile ilgili ilk bilgiler 1727 tarihli Kızılhisarlı Mustafa Paşa vakfiyesine dayanır. 1770 yılındaki Çeşme baskınından sonra yakılan donanmanın yerine dışardan gemi alamayan Osmanlı Devleti, İstanbul dışında tersanelerde gemi yapımını destekledi. 1770 yılında Kaptan-ı Derya olan Cafer Paşa’nın 1771 yılında Bodrum’da bir kalyon yaptırttığı belgelerde görülmektedir.

1789 yılında Padişah III.Selim ıslahat hareketlerine başlamadan önce ülkenin çeşitli kesim ve yerlerinden raporlar topladığında kendisine Tersane-i Amire yani İstanbul tersanesi, Sinop, İstanköy, Rodos ve Midilli tersaneleri yanı sıra bodrum Tersanelerinin durumu da rapor edilmiştir. Yine kayıtlardan anlaşılacağı üzere 1790 yılında Menteşe Müsellimi Hacı Ebubekir Ağa’nın babası Hasan Ağa burada bir kadırga yaptırarak Dersaadet’e (İstanbul) göndermiştir. 1792 yılında biten bu kalyonun adı “Şahbaz-ı Bahri” idi, 74 top ve 850 mürettebatı vardı. 1793 yılında sefere çıkan zamanın Kaptan Paşası Bodrum’a uğramış ve burada inşa edilen iki kalyonun rüzgara dayanmadığını gördüğünden, sefer dönüşünde yeni yapılan ve denize indirilen teknenin merasimine katılmıştır. Ancak hakkında kötü söylentiler duyduğu Liman Reisini teknenin yapımında kusurlu bularak onu ve direkçiyi idam ettirmiştir. Vasıf Tarihi bunu nedenini şöyle yazıyor: “Tersaneye verilen yeni düzen gereğince, Liman Başkanı Mehmet Kaptan’ın rütbesi ve maaşı arttırılmıştı. Fakat rüşvet yemeye başladığından ve Liman Başkanları vasıtasıyla yapılan gemilerin kusurlarına göz yumduğundan, Kaptan Paşa bunun farkına varmıştı. Aynı Kaptan Paşa’nın Akdeniz seyahati esnasında sert olmayan denizde bu iki geminin havaya dayanamayışları yüzünden hasara uğradığı görülmüştür. Paşa bunun farkına varmıştı. Bundan başka iki üç yıldan beri Bodrum’da inşa edilmekte olan geminin denize indirilmesi töreninde hazır bulunmak üzere Bodrum’a gelen Kaptan Paşa’nın vermiş olduğu aletler ile geminin indirilmesinde hayli zorluk çekildiği görünce kızmış, Mehmet Kaptan ve direkçiyi idam ettirmiş ve durumdan Bab-ı Ali’yi haberdar etmiştir.” (Avram Galanti Bodrumlu, Bodrum Tarihi)

1819 yılında Bodrum Tersanesinde 60 zira (Zira : dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafe. Yaklaşık 75cm ile 90 cm arasında değişen bir ölçüdür) bu teknenin inşasından “Cevdet Tarihinde” bahsedilir. Bu kalyona 1831 yılında 80 adet top tahsis edilmiştir. Bu gemi Kaptan-ı Derya Hamdullah Paşa’nın emriyle yapılmıştır.

Bu da Şahinzade Tarihinde şöyle anlatılır; “Akdenizde vaki Bodrum sahası tezgahında öteden beri Donanma-i Hümayun için 60 zira kararında kalyon ve yine Akdeniz Kemer Meydanı tezgahında 53,5 zira kararında fırkateyn inşası alışılmış iken, şimdiki halde bu tezgahların boş bulunması yüzünden, zamanın Kaptan-ı Deryası Hamdullah Paşa’nın teklifi üzerine, Bodrum’da kapaklı bir kalyon ve Kemer’de bir fırkateyn inşasına dair irade-i seniyye sadır olmuştur. Bodrum’da inşa olunacak sefineye memur olan İzmir voyvodası Hüseyin Kamil Efendi’ye hitaben ve Kmer’de inşa olunacak fırkateyne memur olan Kara Osmanzadelerden rahmetli Hacı Ömer Ağa’nın oğlu Hacı Hüseyin Ağa’ya hitaben ayrı ayrı 1235 (1819) yılının Muharrem ayı tarihi ile emr-i şerifler gönderilmiştir. (Avram Galanti Bodrumlu, Bodrum Tarihi)

Yine Bodrum Tersanesinde 1834 yılında Muğla mütesellimi Tavaslı Osman Ağa tarafından bir kalyon inşa ettirilmek istenmişse de malzeme temininde çekilen güçlükler nedeni ile Bodrum’daki tersanede kalyon yapımından vazgeçilmiş ve Osman ağa’ya bildirilmiştir. Tersanenin etrafını çeviren duvarlar ve kuleler korsan saldırılarına karşı 1822 yılında yapılmıştır. Ancak duvarların dayanıksız oluşu nedeni ile Adalar Voyvodası Mehmet Nazif Bey tarafından dört kuleli tersane kalesi inşa edilmiştir. Bugün tersane alanına giriş olarak kullanılan kule ise 1829 yılında Tavaslı Osman ağa tarafından bitirilmiştir.

Avram Galanti Bodrumlu* ise yazmış olduğu “Bodrum Tarihine Ek” isimli kitabının 4. bölümünün Tarihi Olaylar kısmında D Paragrafta (24.sayfa) 1815 yılında Akdeniz’de bir Fransız gemisine yönelik yapılmış bir korsanlık hareketini Julien de la Gravier’in Dtation du Levant cilt II s. 40-41’e dayanarak şöyle yazar;

“……Brest (Fransız Konsolosu) bu 17 esiri bir Fransız gemisi ile İzmir’deki görevlilere teslim etmiştir. Görevliler de bunları önceleri Rodos Şövalyelerinin tersanelerinin olduğu ve şimdi ise (1815) padişahın bir kalyon yaptırttığı yer olan Halikarnassos’a yani şimdiki Bodrum’a göndermiştir.

Yine Avram Galanti Bodrumlu aynı eserin 5. bölümünde (sayfa26) Bodrumlu Hilmi Tengiz’in sözlerini aktarırken şöyle yazıyor;

“……Bundan 55 yıl kadar önce, ninem kendisinin kale içinde gelin olduğunu, yaz günleri halkın bir kısmının kale dışındaki bağ ve bahçelerine gittiğini, kışın kale içindeki evelrine geri döndüğünü, zamanla bodrum evleri çoğalmaya başlayınca ailesinin kalyonlar yapılan tersanenin civarında yaptırttığı evde oturduğunu ve annemi orada doğurduğunu söylerdi….”

Yine aynı eserin 2. kısmının Bodrum kasabası başlığı altındaki kısmın 2. bölümünde (sayfa18) şöyle yazıyor; “3-Bodrumlu Halil’in kalyonlar için yaptığı harcamalara ait D.numarası 5010, tarih hicri 1197, miladi 1715”

Bu şekilde aktarılan her üç bilgi de Bodrum’daki tersanelerin Osmanlı imparatorluğu zamanında var olduğunu hatta bu tersanelerin Saint John Şövalyeleri zamanında da mevcut olduğunu kanıtlamaktadır. Bu da Bodrum’daki yani Halikarnassos’daki gemi inşa tradisyonunun daha da eski tarihlere gittiğinin kesin bir delili olmalıdır.

Cumhuriyet devrinden bu yana başlangıçta küçük çapta kendi teknelerini yapan Bodrum tersaneleri bugün artık bir marka haline gelen ve boyları 50 metrelere varan ahşap, sac veya fiber tekneler inşa etmektedir. Şimdilerde yapılan bu tekneler iç piyasanın yanı sıra yurt dışından alınan siparişlere de cevap vermektedir.

Uzun yıllar bir yıkıntı ve mezbelelik halinde duran bu tersane 1999 yılında özel bir şirketin sponsorluğunda Danimarka’nın Aarhus Üniversitesi arkeoloji bölümünün başkanı Prof.Paul Petersen’in yönetiminde, bodrum Sualtı Arkeoloji müzesi Müdürlüğü denetiminde yapılan kazılar ve restorasyon çalışmalarından sonra tersanenin giriş bölümü resim galerisi haline dönüştürülmüştür.

 

Yukarıdaki "OSMANLI TERSANESİ-ASIRLAR BOYU TRADİSYONUN GÜNÜMÜZDEKİ İZLERİ" başlıklı yazı; Bodrum Ticaret OdasıYayını olan, "BOD®UM MAVİ" derginin 9. sayısından, A.Rasim ÖZGÜREL'in  aynı başlıklı yazısından alınmıştır.

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

* ) Avram Galanti Bodrumlu : 1874 yılında Bodrum’da doğdu. Babası Bodrum Bidayet Mahkemesi Başkatibi Mişon Efendi, annesi Rodoslu Coya Kordon idi. Avram Galanti Bodrumlu, Türkiye Yahudileri üzerine yaptığı çalışmalarla ünlü bir bilim adamıdır. İstanbul Darülfünunu’nda (İstanbul Üniversitesinde) Sami dilleri ve eskiçağ tarihi dersleri okuttu. 1943-46 arasında TBMM’inde Niğde milletvekili olarak görev yaptı. “Yeni Mecmua”, “Akşam” gibi dergi ve gazetelerde makaleler yazdı. Dil ve Tarih konularında, Türkçe ve Fransızca elliyi aşkın yapıtı yayımlanan Galanti, Portekiz Bilimler Akademisi’nin muhabir üyesi idi. 1961 yılında İstanbul’da öldü. (BOSAV Yayınları – Avram Galanti Bodrumlu’nun, BODRUM TARİHİ kitabının arka kapağından)

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler