Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bodrum Hakkında

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum'un Tarihçesi ve Bodrum Hakkında Yazılar

Lelegler ve Theangela

Bodrum Yarımadası

Bodrum Türküleri

Bodrum Hakkında -> Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri
Bodrum Evleri
02 Temmuz 2013 Salı

 

Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde hala ayakta kalan ve bugün bazılarının restore edilerek kullanıma açılan Geleneksel Türk Mimarisi'nin örneklerine baktığımızda; o yörenin ve kişilerin ekonomik düzeylerine, yaşam tarzlarına, iklimine bağlı olarak, farklı büyüklüklerde, farklı tarzlarda, farklı malzemelerle yapılmış ev tiplerine rastlamaktayız.

Ancak bu tiplerin hepsinde değişmeyen tek şey; çekirdek aile yapısını ayakta tutan-güçlendiren, insani ilişkileri ve insanın kentle ilişkisini geliştiren mekan özellikleridir.

Bu plan tiplerinin hemen hemen tamamında Başoda (iç sofa) denilen mekan tüm ailenin yaşadığı, yemek yaptığı ve yediği ana mekandır. Başoda, evin merkezinde bulunmakta, yatma mekanları genellikle bu mekana açılmaktadır. Hayvancılık ve tarımla uğraşılan bölgelerde bu birimler üst kata çıkmakta, alt kat ahır ve depo olarak değerlendirilmektedir.

Hayat (Dış Sofa) : Yazın insanların dışarıda yaşadıkları ve tüm yaşama ve yemek yeme işlevlerini gerçekleştirdiği üstü kapalı yarı açık mekanlardır. Bu mekan bir iç avluya açılmakta ve oradan da sokakla buluşmaktadır.

Geleneksel Türk Mimarisi'nin yanında Ege Adaları ve Akdeniz Mimarisi'nin de izlerini taşıyan "Bodrum Evleri" nde aynı karakteristik özellikler hemen hemen mevcuttur. Bodrum Sivil Mimarisinde konut yapıları geçmiş süreçte 3 tip ile ön plana çıkmışlardır. Bunlar : Musandıralı Ev tipi, Sakız Ev tipi ve Kule Ev tipidir.

 

 

MUSANDIRALI EV

Daha çok toprakla uğraşanların ve küçük aile birimlerinin yaptırdıkları ev türüdür.

Plan bir dikdörtgendir. Bu dikdörtgenin dar boyutu, ara kat döşemesinin ya da çatının yapılacağı gerecin olanaklarına bağlıdır. Gereç ağaçtan elde edilen "Dilme" dir. Dilme ve tahtaları, dağdan tahtacılar (Bektaşiler) el bıçkısıyla biçip, katırlarla getiriyorlarmış. Daha çok çıralı çam kullanılıyor. Finike'den kayıkla katran ağacı da getirilirmiş. Ölçüleri 14/7-8 cm kesitte ve 3.50 - 4.00 metre uzunluktadır. buna göre; evin dar yanının duvar kalınlıkları çıktıktan sonra, temiz iç ölçüsü 3.20 - 3.60 m arasındadır.

Dış ölçü, duvar kalınlıklarıyla 4.20-4.60 m eder. Dikdörtgenin uzun yanı ise, iç ölçüleriyle 5.5-6.5 m'dir. Dış ölçüleri, duvar kalınlıklarıyla 6.5-7.5 m olmaktadır. İlgi duyanlar için belirtmek doğru olur: Bu tam bir altın orandır. Bu oran evin pek çok öğesinde-kapı pencerede yinelenmiştir. Dikdörtgenin uzun boyutunun uzun boyutunun üçte bir noktasında giriş kapısı vardır. Buradan içeriye düz ayak girilir.

Genellikle girişe göre yakın olan, dar boyutu oluşturan duvarın ortasında ocak vardır. Ocak, girişin karşısına gelen duvarda da olabilir. Alt ev denilen bu bölüm pişirme yeri olarak kullanılır. Ocağın hemen yanındaki ev köşesinde, duvar içinde, yunmalık vardır. Burası daracık, içinde küple ya da tenekeyle su bulunan yıkanma yeridir. Burası gelişerek dışarıya çıkıntı da yapabilir.

Girişin öteki yanındaki bir merdivenle, aşağı yukarı 160-180 cm yükseklikte oturma yerine çıkılır. Buranın altı olan, pişirme-giriş yerinden bir kapıyla kullanılan bölüm, depo-ambar-kilerdir. Toprakla uğraşan kişi için çok gerekli bir yerdir. Oturma bölümünün, (evin, pişirme yeri ocak duvarının karşısındaki dar boyutu olan) duvarında da gene ortada, bir ocak daha yapılır. Bu iki duvara bu yüzden ocak duvarı da denir. Oturma gereksinimi kerevetlerle karşılanır.

Burası ile pişirme yeri arasında "yüklük" denilen ahşap dolaplar vardır. Oturma yerinden, öteki uzun duvara yaslanmış bir merdivenle 100-120 cm yükseklikteki gene yüklüğün gerdiği Musandıraya çıkılır. Böylece merdivenler yüklüğün iki yanında yer almış olurlar. Bu merdivenlerin hemen yan yana yapılarak yüklüğün bir yanda kaldığı çözümler de çoktur. Burada yatak, yorgan v.s bulunur; sandık odası işlevi görür. Tavan yüksekliği 160-180 cm arasındadır. Yatma yeri olarak da kullanılabilmektedir. musandıradaki pencereden dama çıkma olanağı vardır. Sonuçta çok amaçlı bir iç oylum doğmuş olur.

Bu oylumda bölümlerin yükseklikleri işlevlerine uygundur. Pişirme-giriş bölümü olan alt ev 260-280 cm, Musandıra bölümü ancak gerekli (160-180 cm) yüksekliktedirler. Oturma bölümü tavanı en yüksek (yaklaşık olarak 300 cm) bölümdür. Böylece hava değişimi, havanın içerideki dönüşü kolaylaştırılmış olur. Musandıralı ev türü, alttaki bir yer katının üzerine de oturtulabilir. Basık olan bu kat ahır olarak kullanılır. O zaman asıl eve dıştan merdivenle ulaşılır. Ayakyolları hep bahçededir.

Yapı malzemesi olarak; duvarlar için taş kullanılmakta, bunların birleştiricisi harç için ak toprakla kireç karıştırılmaktadır. Ahşap bölmelerde çıralı çam veya katran (sedir) ağacı kullanılmaktadır. Bugün bile bir çok evde büyük sıkıntılar yaşadığımız çatı ısı ve su izolasyonu için ; işlem sırasına göre kargı, kabukları soyulmuş pardı dalları, acı çalısı, kuvalık bitkisi, kurutulmuş erişte, kara toprak, tuz, deniz suyu, geren toprağı, yassı çakıl taşları kullanılmaktadır.

 

 

SAKIZ TİPİ EV 

Sakız Tipi Ev; Sakız'dan gelen tüccarların oturdukları ev anlamına gelse de bu mimari yani iki katlı ve cumbalı konut mimarisi Ege bölgesinde yayılmış ve çokça kullanılır olmuştur.

Dış ölçüler, hemen hemen musandıralı evdeki gibidir. İçeriye, uzun boyutun ortasından girilir. Giriş genellikle gün doğusuna bakan yöndedir. Sabah güneşi alır. Ev içinin hava değişimini kolaylaştırır. Burası, doğal olarak bakış yönüdür de. Girişten, kapıdan az daha geniş bir bölüme (150-200 cm) girilir. Buranın sağında ve solunda birer oda vardır. Girişin karşısına gelen duvara yaslanan bir merdivenle ikinci kata çıkılır. İkinci kata, orta bölümün giriş kapısı üzerine gelen yüzüne, "ayazlık" denilen, üzeri örtülü olabilen bir çıkma eklendiği de olur. birinci katta orta bölümün iki yanında, alttaki odaların tam üstlerinde birer oda daha vardır.



Alt ev denilen zemin kat ya da yer ev, üst ev denilen ikinci kattan daha basıktır. Ocaklar genelde alt evdedir. Alt evdeki odaların biri kışın, pişirme ve yemek yeri olarak kullanılır. Yazın bu iş doğal olarak dışarıda görülmektedir. Ocağın yanında, gene köşe içinde yunmalık vardır. Gün genellikle alt evde geçer. Güzel eşyalar üst kata konur. Bu evlerde, orta bölüm yapılmadan, dikdörtgen plan, ortadan ikiye ayrılarak, girişin doğrudan odalardan birine yapıldığı, yukarıya çıkan merdivene de bu odada yer verildiği; üst katta, merdivenin çıktığı odadan bir yüklükle ayrılmış ikinci odaya geçilen çözümler de çoktur. Bütün türlerde, ilerde göreceğimiz gibi, gereçlerin yapım yönteminin, kapı-pencere oranlarının bir olması, kitle benzerliği, nedenleriyle tüm Bodrum'da, değişik yerleşme bölümleri arasında bile bir bütünlük oluşmuştur. Her iki türde de ayakyolu dışarıdadır ve genellikle bahçe duvarının kıvrılması yoluyla yapılmıştır. Bahçeler, özenle tasarlanmışlardır.

Ocak, bulaşık yıkama yeri, su havuzu ya da su küpü, kuyu başı, açıkta yemek yeme, oturma yerleri, gölgelikler, içeriden çok dışarıda yaşanan bu iklim için işlevlerine uygun bir şekilde dışarıda düşünülmüşlerdir.

Yukarıdaki fotoğrafta görülen ev, hemen yukarısındaki çizimin neredeyse bire-bir gerçeğe uygulanmış halidir. 1930'larda yapılmış olan bu ev, Bodrum'un Sazköy'ünde Çamarası mahallesindedir. Yörenin eski ağalarından şimdi hayatta olmayan Velioğlu'na aittir.

 

 Yukarıdaki "Bodrum Evleri" başlıklı yazı; Bodrum Ticaret Odası Yayını olan, "BOD®UM MAVİderginin 6. sayısından, Adem GÜNER'in  aynı başlıklı yazısından alınmıştır.

 

 

KULE EV

Bodrum'da kale içindeki eski yerleşmeden sonra, kale dışına taşma sırasında ilk yapılan tür "Kule Ev" olmuştur. Kule evler en eski tür evlerdir. Bu evlerin yapım ve kullanım amaçlarının başında savunma gelmektedir. Yörenin derebeyleri, ağaları ve zenginleri kale dışına çıkılmasıyla kale gibi güvenli ev ihtiyaçlarından dolayı bu tür evleri tercih etmişlerdir.

Savunma amacıyla yapılmış olan bu evler, kare ya da kareye yakın plan gösterirler. Evlerin tepeleri sivri uçlu dişler ve mazgallarla bitirilmiştir. Bu bakımdan yüksek ve üzeri çatı ile bitirilen evler kule evlerle karıştırılmamalıdır.

Bu ev tiplerinde en alt kat ahır, kiler ve depolardan oluşmaktadır. Girişler savunma kaygısından dolayı birinci kattan ve köprüyle yapılmaktadır. Evin içine girildiğinde musandıralı evler gibi, ahşap merdivenlerle bağlantıları kurulmuş yarım katlardan oluşan mekanlar bulunmaktadır. Tuvaletler diğer tiplerden (Musandıralı - Sakız) farklı olarak eve bitişiktir ya da içeridedir. Bunun nedeni savunma sırasında bahçeye çıkıl(a)mamasındandır.

Bodrum'da en fazla Sakız tipi ev yapılmıştır, daha sonra musandıralı ev gelir. Kule tipi ev ise çok fazla yapılmamıştır. Ne de olsa herkes ağa değildi:) Oğuz Alpözen "Antik Halikarnassos-Bodrum" isimli kitabında, Bodrum'da bu evlerden 13 adet olduğunu söylemektedir.

Bodrum yarımadasındaki günümüze kadar ayakta kalabilmiş en eski evlerden biri, Ortakent'teki Mustafa Paşa Kulesidir ve yapılış tarihini Avram Galanti Bodrumlu 1601 olarak vermektedir. Tamamen savunma amacına uygun olan bina yığma taş tekniğiyle yapılmıştır. Bahçesinde tarihi saptanılamayan küçük bir hamamı olan bina 23.03.1965 tarihinde eski eser olarak tescil edilmiştir.

 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

ESKİ EV FOTOĞRAFLARI

Yukarıdaki yazılarda, buralarda (daha çok geçmişte) yaygın olarak kullanılmış olan üç ev tipi anlatılmış olmakla birlikte, Bodrum Evleri denildiğinde beyaz badanalı, pencere ve kapılarının etrafı mavi boyalı ve ön cephesinde begonvil olan bir ya da iki katlı evler gelir gözümüzün önüne. Cep telefonlarıyla SMS, bilgisayarla da e-postalar hayatımıza girdiğinden beri her ne kadar kartposta kullanmaz olmuşsak da, bir zamanların Bodrum kart postalarının üzerinde hep bu beyaz badanalı, iki katlı, mavi pencereli evler yer almıştır. Ama o kadar çok ev var ki artık Bodrum'da ve çevresinde, hani "çok lafın içinde yalan, çok malın içinde haram vardır" denir ya, işte bu kadar çok evin içinde de yalan evler var. Yalan evlerden kastım; Bodrum evleri formuna uymayan evler.

Hakkıyla korunmuş "eski ev" bulmak pek mümkün olmuyor artık. Köylerde ayakta kalmış olan eski evlerin çoğunun, ya dış yüzeyleri sıvayla kaplanmış, ya ahşap olan ara kat betonarme yapılmış, ya da sağına soluna araba garajı, depo v.s gibi eklentiler yapılarak orijinalliği bozulmuş, eski hallerinden eser kalmamıştır. Ben (genellikle buradaki köylerde) gördüğüm, bildiğim eski evlerin fotoğraflarını çekmek ve buraya koymak istiyorum. İşte aşağıdaki fotoğraflar bunların ilk örnekleridir.

 

  

   

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler