Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bağcılık ve Şarap

Bağcılık

Bağ ve Şarap

Mitolojide Şarap

Bağcılık ve Şarap -> Bağcılık
Asmanın Kökeni ve Tarihi
27 Haziran 2013 Perşembe

Asmanın anayurdu, Hazar Denizi’nin güney kıyısında yer alan sık ağaçlarla kaplı bölgedir. Bu sık ormanda, kol kalınlığındaki gövdesiyle asmanın, kıvrıla kıvrıla ulu ağaçların tepelerine dolandığı, sürgünlerini o ağaç  tepesinden bu ağaç tepesine uzatıp ya da yüklü salkımlarını sarkıtarak insanı cezbettikleri tasvir edilmiştir. Phasis’teki Kolkhis’te, Kahetia (Gürcistan’da bir bölgenin tarihi adı. Tiflis’in doğusunda, Kura ve Alazan ırmakları arasında), Mingrelia       (Gürcistan’ın batı kısmının eski adı, bugünkü Abhazya), İmeretia ( Gürcistan’da dağlık bölge) ve Ermenistan’da, Kafkasya, Ağrı Dağı ve Toroslar arasında, Yunan ve Roma kaynaklı yazılardan; üzüm bağlarının dört yöne göre yol yol bölünmesi (limes decumanus – doğudan batıya ) ve güneyden kuzeye sınır çizgisi çekilmesi suretiyle yetiştiricilik yapıldığı, amforaların ziftlenmesi ya da kireçlenmesi, önce çotuğun sonra da  şarabın toprağa yerleştirilmesi gibi işlemlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu bölge, turunç sarısı rengi, insanı mest eden kokusuyla, şurup gibi tatlı üzümlere, suyu yoğun lal renginde olan ve “erken olgunlaşan ve iri” (sapiranica praecox) denilen en has Kahetia asmasına ev sahipliği yapardı.

 

Asmanın en önemli türü Vitis vinifera L. olup, Asma, yabani ve kültür asması olarak ikiye ayrılır. Ülkemiz hem yabani asma (Vitis vinifera ssp. sylvestris) hem de kültür asması (Vitis vinifera ssp. sativa) yönünden çok zengin bir gen potansiyeline sahiptir.

 

İşte asma bu bölgeden yola çıkmış, Aşağı Fırat bölgesine yayılmaya başlayan Sami kavimlerin peşine takılarak, bu kavimlerin ileride mesken tutacağı güneybatının çöl ve cennetlerine kadar sokulmuştur. Alkolü damıtmayı da icat eden Samiler tektanrıcılığın, ölçünün, paranın ve yazının olağanüstü soyutlamasını gerçekleştirmekle kalmamış, üzüm tanelerinin suyunu mayalanma aşamasında tutarak, baştan çıkarıcı ya da esritici bir içkiye dönüştürme şöhretini de elde etmişlerdir.

 

(Sami : Hz. Nuh’un oğlu Sam’dan türediklerine inanılan ve aralarında dil yakınlığı bulunan çeşitli kavimlerin toplandığı kol.-Büyük Larousse-)

 

Şarap kültürü Suriye’den sonra Anadolu’yu  da baştan başa katederek, Lydialılara, Friglere, Mysialılara* ve bu arada doğudan batıya ilerlemiş Pers ya da yarı Pers başkaca halklara ulaşmış; kuzeyden Yunan yarımadasına, sonra da dosdoğru Fenike ticaretinin yeşerdiği denize, Karia yerleşim bölgelerine girmiştir. Avrupa’dan sonra, yabancı diyarların sahillerine de sıçrayan eski Yunan kavimleri önce bu mucizevi buluşun bilgisini aktarmış, yerleşik düzenin giderek oturmasından sonra da bu bitkiyi bizzat yetiştirmişlerdir.

 

Şarabın adının; Yunanca “oinos”, İbranice “jain” , Etiyopyaca ve Arapça “vain”  olması ve aralarındaki benzerlik, asmanın (ve şarabın) bu yolculuğunu doğrulamakta, şarabın diğer kültürlere olduğu gibi, Yunanlılara da Sami kültür çevrelerinden geçtiğine işaret etmektedir.

 

İtalya kıyılarının bu içkiyle tanışmalarının, Yunanlıların batıya yaptıkları ilk deniz yolculukları sayesinde olabileceğini düşündüren de İtalyancaya giren ve Yunanistan kaynaklı olan “vinum” sözcüğüdür.

 

Buraya kadarki kısım tarihlendirilecek olursa; asmanın ilk olarak Kafkasyada ortaya çıkışı İ.Ö. 8-6 binler arasındadır. Yabani olan bu bitkinin İ.Ö. 6 binden sonra bağcılık yapılarak geliştirilmiş olduğu, şarabın ise toprak kapların yapılma tekniğinin icadından sonra (yaklaşık İ.Ö. 5500/5000) üretildiği sanılmaktadır. İ.Ö. 6 bin yılına ait olduğu tespit edilen, üzerinde üzüm salkımı olan bir büyük amfora  Gürcistan’ın Tiflis şehrindeki müzede sergilenmektedir.

 

Ancak şarap kültürünün başlangıcı ve  dünya kültürüne girişinin,  İ.Ö 4000 lerde Hitit’ler vasıtasıyla olduğu kabul edilir. Bu kültüre ait bulunan en eski şarap kaplarından olan ve İ.Ö. 3 binin son çeyreğine tarihlenen, som altından şarap sürahisi ve ayaklı şarap kadehi Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunmaktadır.

 

 * MYSİA : Anadolu’nun kuzeybatısını kapsayan bölge; Kuzeyde Marmara denizi (Propontis), kuzeydoğuda Çanakkale boğazı (Hellespontos), batıda Ege denizi, doğuda Bithynia ve Phrygia, güneyde Lydia ile sınırlıydı. (kabaca Çanakkale’nin  Anadolu’daki kesimi, Balıkesir, İzmir’in Bergama ilçesi, Manisa’nın soma ve Kırkağaç ilçelerini kapsayan bölge.) Mysia, siyasal olmaktan çok Aiolis, Troas ve Bergama yöresini kapsayan bir coğrafi bölge konumundaydı.  Homeros, bölgeye ismini veren Mysialıların Truva’nın bağlaşıkları olduklarını yazar.  Heredotos,  Karialılar’ın Mysialılar’ı kardeş ulus saydıklarını, Truva savaşından önce Trakya’ya ve Yunanistan’a akınlar yaptıklarını bildirir. Strabon da, Mysia dilinin bir ölçüde Lydia ve  Phrygia dillerinin karışımı olduğunu belirtir. Bu bölge, Lydia, Pers, Bergama’nın egemenliğinde kaldıktan sonra, Roma’nın Asia eyaletine bağlandı (İ.Ö.129). 

 

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler