Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Bağcılık ve Şarap

Bağcılık

Bağ ve Şarap

Mitolojide Şarap

Bağcılık ve Şarap -> Bağcılık
Bağcılıkta Terbiye Şekilleri ve Kullanılan Destek Sistemleri
26 Mart 2009 Perşembe

 

Modern bağcılıkta, asmanın büyümesi ve gelişmesinin kontrol edilmesi esastır ve bunu sağlamak için, değişik destek malzemelerinden de faydalanılarak asmalara uygun şekiller verilmektedir. Bağcılıkta terbiye sistemi veya terbiye şekli denildiğinde; Omcalara verilen şekil ile bu şekli oluşturan organların üzerine yerleştirildiği destek sisteminin kombinasyonu anlaşılmaktadır.

Asmaya verilecek terbiye şekli mümkün olan en kısa sürede tamamlanmalıdır. Bu süre, terbiye şeklinin ne olduğuyla da alakalıdır. Mesela kordon terbiye şekli normal şartlarda, asma eğer aşılı dikilmişse ikinci yılında, anaç olarak dikilmiş ise, aşılanmasından sonraki sonbahara kadar genellikle büyük ölçüde tamamlanmış olurlar. Dikimden sonra asmaya terbiye şekli verilmesi kolaydır. Geç kalırsa zaman kaybı olur, ürün kaybı olur. İşi daha başlangıçta kolay olduğu dönemde halletmek varken, geç kalmasıyla karmaşık ve zor bir iş haline dönüşebilir ki, buna da hiç gerek yoktur.

Terbiye şekilleri; İklim, toprak, yer ve yöney, üzüm çeşidi, anaç ve mekanizasyon gibi faktörlerle yakından ilgilidir. Yani şöyle de diyebiliriz; Uygun bir terbiye şeklinden beklenen faydaların ne olduğu, terbiye şeklinin ne olacağı üzerinde etkendir. Peki, uygun bir terbiye şeklinden beklenen faydalar nelerdir?

1. Terbiye şekli; Kış budaması, toprak işleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, sulama ve gübreleme, hasat gibi kültürel uygulamaların kolaylaştırılması ve daha az masrafla gerçekleştirilmesine (mekanizasyona) olanak sağlamalıdır.

2. Asmaların çevrenin olumlu etkilerinden en fazla, olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmelerini sağlamalıdır.Yani asmaların; don, dolu, rüzgar, yüksek ve düşük nem, şiddetli güneş ışığı vb. olumsuz iklim koşullarından en az düzeyde etkilenmesine, asma organlarının güneşten en etkili şekilde yararlanmasına olanak sağlamalıdır.

3. Terbiye şekli, dalların ve sürgünlerin omca üzerinde düzgün bir şekilde dağılımını sağlamalı ve bu dağılım, büyüme ve gelişme ile verimlilik arasındaki fizyolojik dengenin korunmasına, verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen yaprak alanının optimal düzeyde arttırılmasına olanak sağlamalıdır.

4. Yaz budamalarına duyulan gereksinimin en aza indirilmesini sağlamalıdır. Asma üzerindeki sürgün ve dalların karmakarışık büyümesi, düzgün dağılmış olanlara göre daha fazla yaz budaması işi gerektirir.

5. Terbiye şeklinin, asmaya verilmesi ve devam ettirilmesi kolay olmalıdır. Yani gerek ilk şeklini verirken, gerekse sonraki yıllarda bunu devam ettirirken, budama bir problem haline gelmemeli, anlaşılabilir olmalıdır. Ayrıca seçilen terbiye şekli gelişen teknoloji ve yeni tekniklerin uygulanmasına elverişli olmalıdır.

Günümüzde destek sistemini oluştururken çok farklı materyaller kullanılabilmektedir. Bunlardan ahşap, beton, demir olanları en yaygın olarak kullanılanlardır.

KORDON TERBİYE ŞEKLİ :

Bu sistemde, belirli yükseklikteki (80-120 cm) gövde üzerinden tele yatırılmış bir veya iki yöne doğru uzanan (genellikle iki yöne doğru) uzanan yaşlı kollar, kordon terbiye sisteminin ana hatlarını oluşturur. İlk terbiye sırasında iki yöne doğru yatırılan ve yaşlanarak sabit kollar haline gelen dallar üzerinden yıllık sürgünler budanır. Her 15-20 cm'deki çubuklar üzerinde 2-4'er göz bırakılır. Teller yaklaşık 40-50 cm ara ile 2 veya 3 sıra olur. Bu sistemde alt telin altında gelişen sürgünlerin tamamı çıkartılır ve istediğimiz sürgünler teller arasına alınarak yukarıya doğru düzgün büyümeleri sağlanır. Boyları 100-140 cm ye ulaşınca (yani üst telin üzerine çıktıklarında) uçları alınır. Sabit kordon şekillerinde değişik budamalar uygulanabilir.

 

Fotoğrafta, kordon terbiye sistemine göre şekil verilmiş omcalar, beton direkler, direklere takılmış olan tel destek sitemi (V demirler) ve teller görülüyor. 


Kordon terbiye sisteminde, mahsulün omca üzerinde dağılımı iyi, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak işleme ve diğer kültürel işlemlerde mekanizasyon imkanı kolaydır.

Telli terbiye şekillerini uygularken kullanılan direklerin ve tellerin belirli sağlamlıkta olmasına özen göstermek gerekir. Yoksa bu fotoğraftaki gibi, nur topu gibi kırık bir direğiniz olur:)

Bu direklerin de bir hikayesi var:

20 yıl önce ilk kurduğumuz bağ, 5 dönümlük bu parseldi. Bu bağın direklerini de kendimiz dökmüştük. Biraz ucuza çıkması için, biraz kolay yoldan işi halletmek için, yanda da görüldüğü üzere içlerine sadece birer tane demir koymuştuk. Ama yine çok kötü değillermiş ki, 20 yıl idare ettiler ve artık her yıl 3-5'şer bu şekilde kırılıyorlar ve biz de daha sağlam yaptığımız yenileriyle değiştiriyoruz. Fakat bu defa yaptığımız direklerin içine etriye ile birleştirilmiş dört parça demir koyduk ki, kolay kolay kırılmazlar artık:)

Fakat burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum; Eğer direkler arasında normalden fazla mesafe bırakılırsa, yani direkler seyrek dikilirlerse ve bağın olduğu yerde zaman zaman sert rüzgarlar da esiyorsa, direkler ne kadar sağlam olurlarsa olsunlar yine de zarar görebilirler. Buna dikkat!

>> Bilindiği üzere don olayı; soğuk havanın iyice durgunlaşması ve aşağılara çökmesiyle olan bir meteorolojik olaydır. Gövdenin kısa olması da dalların yere yakın olması demek olacağından, don tehlikesi olan yerlerde gövde yüksekliğini biraz fazla tutmakta fayda vardır.


Yukarıdaki fotoğrafta baş direkler ve onların payanda direkleri görülmekte. Eğer payanda direkler olmasaydı, baş direkler dışa (yola) doğru eğimli olacak ve kaskı telleriyle toprağa sabitlenerek sağlamlaştırılmaları gerekecekti. Bu durum, toprak işleme ve ilaçlama esnasında parsel başlarında dönmeyi zorlaştıracağı gibi, buralarda daha geniş bir alan bırakılmasını da gerektirir. Ve başka bir nokta; Eğer dikkat edilecek olursa, V demirler iç kısımdaki direklerde olduğu gibi direğin ucuna doğru takılmayıp daha aşağıya doğru indirilmişlerdir. Çünkü uç kısma takıldıklarında, tellerin üzerine binen yükün çekme etkisinin oluşturduğu güçle direkler V demirlerin takıldıkları yerlerden kırılmaya başladılar. Biz de daha aşağıdan takmak durumunda kaldık, yoksa hepsi kırılacaklardı. Bunun önüne geçmek için, başlara yekpare beton olan "Y" şeklinde direkler dikilebilir. 

 

Yukarıdaki fotoğrafta görünen bağda ahşap direkler kullanılmış. Baştaki direklerin duruşu ve kaskı telleriyle toprağa sabitlenmeleri görülüyor. 

 


Yukarıdaki fotoğrafta görülen bağda, sağlam olması için sıraların başında ahşap direkler kullanılmış. Ve yine sağlamlığı arttırmak için kaskı teliyle toprağa sabitlenmiş. Sıra başları hariç aralarda demir direkler kullanılmış.


Yukarıdaki bağda ise tamamen demir direkler kullanılmış. Yine baş direkler ve kaskı teliyle sağlamlaştırılmaları görülüyor.



1. Yukarıdaki fotoğrafta sıra üzeri mesafe 2 m, sıra arası mesafe 3 m. dir. Her 4 asmada bir direk dikilmiştir, yani direkler arası mesafe 8 m. dir. Böyle tesis etmiş olmakla birlikte, 8 metre mesafenin fazla olduğunu, her üç asmada bir (yani 6 m aralıklı) olarak direk dikilmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz. Çünkü telin iki katlı olması sebebiyle asmalar yüksek boya ulaşıyorlar, böyle olunca arada bir şiddetli esen rüzgarı daha fazla tutuyorlar ve direklerde kırılmalar olabiliyor.

2. Yukarıdaki fotoğrafta, asmanın ana kollarına destek olan birinci sıra tel ve onun üstündeki 2. ve 3. sıra teller görülüyor.

3. Biz telleri geçirmek için V şeklinde demirler kullanmıştık. Filizlerin her iki yana tellerin üzerine doğru açılmasıyla havadar bir ortam oluşuyor. Mantari hastalıklarla mücadele için buna çok önem veriyoruz. Mantari hastalık denince de akla "külleme" geliyor. Diğer hastalık ve zararlılara haksızlık olmasın ama:) külleme ile mücadelede başarılıysanız bu iş "tamam gibi" dir.

4. Terbiye sisteminden beklenen faydalar belli, prensipler belli. Amaç, asmaların dallarının tutunacakları, iyi gelişebilecekleri, iyi ürün vermelerini sağlayacak ortamın hazırlanması. Bu durumda, kordon terbiye şeklinde direklerin başındaki demirin V mi, yoksa T şeklinde mi olduğu o kadar da önemli değil. Mesela biz V şeklinde demirler takmıştık. Yukarıdaki fotoğraftaki direk griyle boyandığı bölüm kadar daha uzun olur, V demir yerine de griyle çizilen demirler takılırsa, bu sefer kordon terbiye şekli çift T ile tesis edilmiş olur. O demirlerden sadece birisi takılsa, bu sefer de tek T ile tesis edilmiş olur.

5. Her yıl budamadan sonra, filizlenmeden önce, varsa kırılan direkler tamir ediliyor, yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi gevşemiş olan teller geriliyor.


GOBLE TERBİYE ŞEKLİ :

Terbiye şeklinin, terbiye şeklinden beklenen faydaları sağlayıp sağlamadığı çok önemlidir. Beklenen faydaların en önemlilerinden birisinin de, "bağda çalışmayı kolaylaştırması ve mekanizasyona imkan vermesi" olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, üzüm hasadı dahi artık makinayla yapılabiliyorken, toprak işleme ve ilaçlamada bile mekanizasyona elverişli olmayan "Goble terbiye şekli" modern bağcılıkta önerilen bir terbiye şekli değildir. Ancak, ülkemizde yeni tesis edilen bağlar hariç tutulursa, "Goble terbiye şekli" nin çok yaygın kullanılmış olduğu gerçeğinden hareketle, Goble terbiye şekli nedir bir bakmak icabeder;

Yurdumuz bağlarında en yaygın kullanılan terbiye şeklidir. Tesisi kolay ve ucuzdur. Omcalar 30-100 cm arasında değişen yükseklikte taçlandırılırlar. Gövde üzerinde 3-5 kol ve her kolun ucunda çeşide ve yörelere göre 2-4 göz üzerinden kısa budanan budama çubukları bulunur.

İlk tesis yıllarında omca gövdesi kendisini taşıyabilecek kalınlığa gelinceye kadar dibine bir herek dikilir. Sürgünlerin tutunacakları/bağlanacakları bir yer (tel) olmadığından kırılma ihtimali fazladır. Ayrıca taban arazilerdeki böyle terbiye edilmiş bağlarda sık sık don tehlikesiyle karşılaşılır.



GUYOT TERBİYE ŞEKLİ :

Bu şekli oluşturmak için sıra başındaki omcanın yanına 2-2,10 m uzunlukta payandalı bir direk, daha sonra 6 – 7,5 m de bir olacak şekilde ara direkler dikilir. Sıra sonuna yine payandalı bir direk konur. Direkler dikildikten sonra yerden 60-65 cm yükseklikten 3 mm kalınlığında bir sıra tel, bunun 35-40 cm üzerinden yan yana çift sıra tel, bunların 50 - 55 cm üzerinden yine çift olmak üzere 2 mm kalınlığında 3. sıra tel geçirilir.

Omcaların dibindeki hereğe en yakın olan ve düzgün gelişen bir sürgün hariç diğerleri dibinden temizlenir. Sürgün ilk tel seviyesini 30- 40 cm geçince tel hizasından ucu alınır. Ucu koparılan sürgün üzerinde koltuklar gelişir. Bunlardan telin 15-20 cm altında olanlardan karşılıklı ikisi bırakılır. Diğerleri dibinden çıkarılır. Koltuk sürgünleri 30- 40 cm olunca birisi bir tarafa diğeri öbür tarafa gelecek şekilde birinci tele bağlanır. Kışın bu sürgünler iki göz üzerinden budanır. Üçüncü yıl sonunda omcada ikisi sağda ikisi solda dört sürgün bulunur. Bunlardan uçtakiler 2-9 göz üzerinden, gövdeye yakın olanlar 2 şer göz üzerinden budanır. Uzun budanan sürgünlerden birisi sağa diğeri sola bükülerek uçlardan alt tele bağlanır.

Böylece omcalara çift kollu guyot şekli verilmiş olunur. Eğer tek kollu guyot şekli yapmak istiyorsak çift kol yerine 1 kol teşkil ettirilir.

Önceki Yazı Sonraki Yazı

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler